Tekne tatili…

Tekne tatili ülkemizin eşsiz sahilleri nedeniyle sahip olduğumuz farklı seçeneklerden biri. Bu yıl (2020) pandemi nedeniyle otellere, kalabalık sahillere gitmekten çekinen bir çok aile bu şekilde tatil yapmayı tercih etmiş görünüyor. Koylardaki, sahil kasabalarının küçük limanlarındaki tekne kalabalığı bunu ortaya koyuyor.

Pek bilinmeyen bu tatil yöntemi ile ilgili süreçler hakkında tecrübelerime dayanarak olabildiğince detaylı bir açıklama yapmaya çalışacağım.

Tekne ile iki tip tatil yapılabilir.

  1. Yerli guletler ve ahşap teknelerle, kafile halinde kiralama yapıp belirleyeceğiniz süre zarfında denizde tatil yapmak. Bu seçenekte, teknede görevli mürettebat vardır, rota önceden bellidir, günlük program/menü vesair detaylar firma tarafından belirlenir, mürettebat tarafından uygulanır. Siz paketi olduğu gibi satın alırsınız.
  2. Kiralama firmalarından mürettebatlı/mürettebatsız(bareboat) tekne kiralar, dilediğiniz rotayı tayin eder, istediğiniz yere gider, konaklarsınız.

Ben bu yazımda sadece ikinci seçeneği detaylandıracağım. İlk seçenekle ilgili hiç deneyimim yok zira.

Tekne tatili denince cevaplanması gereken ilk soru, hangi firmadan kiralama yapacağınız oluyor. Bu alanda hizmet veren bir çok firma var ve temelde verilen hizmetler aşağı-yukarı aynı düzeyde. İnternette kısa bir araştırma yaparsanız alternatiflerle ilgili detaylara ulaşabilirsiniz.

Ardından kiralayacağınız teknenin tipine; motoryat mı, yelkenli mi olacağına, sonra da mürettebatlı mı, mürettebatsız (bareboat) mı seyre çıkacağına karar vereceksiniz… Motoryat konusunu ilgi alanım olmadığı için hiç bilmiyorum.

Yelkenli teknelerde eğer mürettebatsız tatil yapmak istiyorsanız ADB (Amatör Denizci Belgesi) ve KMT (Kısa Mesafe Telsiz Ehliyeti) sahibi olmanız, ya da bu belgelere sahip birinin sizinle birlikte tatile çıkıp teknenin yönetimini ele alması gerekli. Mürettebatlı seçenekte bir kaptan ve/veya bir miço ekibe dahil olup, sizden günlük 150 – 200 € ek ücret talep edilir, bu personelin iaşeleri (yeme-içmeleri) de size aittir.

Uygun dönem, karar vereceğiniz bir diğer detay. Yaz başından yaz sonuna, hatta Kasım ayının sonuna kadar fiyat veriyor firmalar. Elbette fiyatlar arz/talep dengesine göre artıp azalıyor. Bizce en makul dönem fiyatların biraz daha hafiflediği Eylül ayının ikinci yarısı oldu şu ana kadar. Hem kalabalık biraz çekilmiş oluyor, hem deniz/güneş hala elverişli kalıyor.

Uygun tekne seçimi başlı başına bir konu… Eğer dönem, mürettebat ve fiyat konularını halletti iseniz, seçeceğiniz teknede olmasını isteyeceğiniz bazı önemli özellikleri sıralamak isterim:

  • Teknede bulunan kamara sayısı kalacak kişi sayısı ile uyumlu olmalı. Salonda yatmanın pek rahat olmadığını, hele mahremiyet gerektiren bir ekip bir arada ise mutlak 2 -3 kamaralı bir model tercih edilmesi gerektiğini belirtmekte yarar var. Dolayısıyla da tuvalet kabini sayısı da önemli.
  • Temiz su için teknede bulunan su deposu kapasitesi kullanımınıza bağlı olarak koylardan çıkıp marinalara bağlanma sıklığınızı belirleyecektir.
  • Konaklama sürenizi belirleyecek en önemli detaylardan biri de atık su depolama kapasiteniz olacaktır. Bu depolar genelde kişi x gün x 2 lt hesabıyla teknelere konuyor ama; biz huylu bir millet olduğumuz için genelde klozetlerimizi ilave deniz suyu basarak güzelce temizliyoruz, dolayısıyla tankların hemen dolup dışarıya taşmasına sebep oluyoruz. Bu olmasın diye yine bulunduğunuz yerden ayrılıp açık denize çıkıp sintinenizi boşaltmanız gerek. (Gerçi yeni bir düzenleme ile denize atık vermek bütünüyle yasaklandı bu arada.)
  • Ege kıyılarında rahat demirlemek ve gece rahat uyumak istiyorsanız asgari 60 m zincir ve tercihen zincirden sonra 40 -50 metre demir halatı olmalı. Her ne kadar 5-7 metre derinliklerde demirlemek tavsiye ediliyorsa da, çoğu kez koylarda kıçtan kara olurken 20 metrelere ve üzerine demir atmak gerekiyor.
  • Teknede mutlaka servis botu (dinghy), dıştan takma bot motoru ve yedek benzin olmalı.
  • Son olarak teknede bulunan akü parkının kapasitesinin tatil konforuna ciddi etkisi olacaktır. Düşük kapasiteli bir park, sıcak günlerde buzdolabının, şarj cihazlarının, gece aydınlatmaların, demir lambasının harcayacağı ortalama amperajı karşılayamaz, sürekli motor çalıştırmanız gerekir.

Sözleşme, fiyatlar ve ödeme: Genelde firmalarda mutabık kaldıktan sonra sizden fiyatları katiyen EURO olarak belirlenmiş sözleşmeyi imzalamanızı, asgari %40 oranında avans ödemenizi, transitlog için (ki bu belge için ayrıca 100€ ücret alınıyor) katılımcıların detaylı bilgilerini, ve ADB/KMT belgelerinizin resimlerini göndermenizi istiyorlar. Sözleşme bedelinin bakiyesini tekneyi teslim alacağınız gün nakit olarak (ister TL, ister döviz) ödüyorsunuz. Ayrıca her tekne için belirlenmiş (genelde 1000 € ve üzeri) tutarda bir teminatı sizden kredi kartına provizyon olarak alıyorlar. Olası hasarlara, kırık-dökük ve kayıplara karşı. Genelde bunlar denize düşen/düşülen malzeme ve ekipman oluyor.

Tekneyi teslim alma – teslim etme: Tekneninizi cumartesi saat 12:00’de teslim alıyorsunuz. Kalan ödemeniz yapıp, teminat bedelini bloke ettirdikten sonra, eşyalarınızla teknenize geçebilirsiniz. Sizden önce çıkan misafirlerden hemen sonra detaylı temizlik yapılmıştır. Mutfak tüpünüz doludur ve bir yedeği de kıç portuçta hazırdır. Yakıt ve su tankları dolu, pis su tankı boş durumdadır. Size bir kontrol listesi verilir, teknede bulunan tüm malzeme ekipman orada listelenmiştir. Kontrol edip, teslim aldığınızı beyan için imzalarsınız.

Teknenin tüm resmi evraklarının bulunduğu dosyası da size bu sırada verilir. Sertifikalar, sigorta poliçesi vesaire…

Teknede yeme – içme: Tekne teslim aldığınızda su dışında tam takır durumdadır. Yiyeceğiniz şeyleri satın almanız gerekecektir. Bu anlamda denizde kolay pişirilecek şeyleri tercihe etmek yerinde olur.

Mavi kart ve Yakıt: Deponuzu dolu teslim almıştınız. Dönüşte marinadaki petrol istasyonuna uğrayıp depoyu tekrar doldurmak zorundasınız. Hemen herkesin aynı saatlerde dönüş yaptığını dikkate alarak, sıra olacağını ve beklemek durumunda kalabileceğinizi düşünerek dönüş için iyi bir zaman planı yapmanızda yarar var.