Blog

Küçük teknemize veda…

Üçüncü sahibi olarak uzun süre keyifle kullandığım, üzerine bir çok yeni ekipman donattığım, çok güzel deneyimler edindiğim Arda 80’i Mayız 2021 başında satılığa çıkarttık.

Sahibinden.com sitesinde kaldığı 40 günlük süre içerisinde Arda 80, 290 civarında kişi tarafından favori ilan olarak işaretlendi. Yaklaşık 15.000 kez görüntülendi. Bir çok telefon ve mesaj aldım.

Artık yayında olmayan ilanımız…

Bir çok kişi Ege Yat 23 için özel ilgi gösterdiklerini, bu boyda tekne aradıklarını ifade ettiler. Pandemi, ramazan ve kısıtlamalar sebebiyle ziyaretçileri çok zorluklarla ve uzun planlamalarla kabul edebildik. Bir de aynı dönemde müsilaj sorunu baş gösterdi, teknemizi liman içinde bile hareket ettiremedik.

Gelip, zahmet edip teknemizi gören ve fiyat veren kaptanlara çok teşekkür ederim. Satışa çıktığımızı ayrıca youtube kanalımızdan da böyle duyurmuştum:

Nihayet, bir çok talip arasında; denizciliğe tutkun ve serüvenlerinin henüz başında olan genç bir çift çıkageldiler. Pratik bilgileri az gibi görünse de uzun süredir kendilerine tekne aradıkları ve teoride bir çok detaya hakim oldukları, hem ilgilerinden hem de sordukları sorulardan belliydi. Geldikleri gün, Güzelyalı’daki marinamız lebalep müsilaj doluydu. Motorun su girişleri tıkanır korkusuyla denize çıkmadık, ama detaylı olarak tekneyi yerinde inceledik.

Bu arada hanımları denize ilgi duyan beylerin büyük nimete sahip olduklarını ifade etmem lazım. Hanımefendi, denize ve tekneye az rastlanır bir biçimde hayallerinin içinden bakıyordu. Zaten gelmeden önce de Arda80’i sevmiş gibiydi.

Kısa bir değerlendirme sonrası karşılıklı olarak fiyatlarımızı revize ettik ve mutabakata vardık. Devri işlemleri için Mudanya’da buluşmak üzere sözleştik.

Artık tüm liman işlemleri e-devlet üzerinden Umurbey portalinden yapılabiliyor/yapılıyor. Devirle ilgili bazı detayları önceki yazımda anlatmıştım.

Nihayet; ben satıcı olarak hem alıcının bilgilerini hem de yapacağım işleme ilişkin bilgileri sisteme girdim, belgeleri (bağlama kütüğü, teknenin kıçtan, iskele ve sancak baş omuzluktan jpg formatında resimleri ve TC Kimlik belgesi) yükledim. Kendimizce uygun olan gün ve saat için Mudanya Liman Başkanlığından randevu oluşturdum.

O gün birlikte limana gittik, formları – dilekçeleri doldurduk, hazırladığımız belgeleri sunduk. Oradan vergi dairesine harç yatırmaya gittik. Dönüşte hızlıca devir işlemini tamamladık.

Yeni sahibi, devir esnasında isim değişikliği (Arda 80 -> Sakin) yaptı, ardından tekneyi hemen karaya aldı. Motorun bakımını yaptırdı. Zehirli boyası ve bazı basit ahşap işlerini tamamladı. Ertesi hafta, bakımlar ve sezon hazırlıkları bitince yine sözleşip birlikte Mudanya’ya gittik. Halatları çözdük ve 8 saatlik bir seyirle İstanbul’a ulaştık.

Arda 80’i yeni sahipleriyle İstanbul’a götürdük…

İngilizce “easier said than done” sözünün telaffuzu, kısa ve derin anlamı çok hoşuma gitmiştir. Gerçekten bu bizim için deyimin tam ifadesiyle söylemesi kolay bir süreç oldu. Tekne devri zaten hazırlık, lojistik, koordinasyon vb. detaylarıyla ağır bir gündem. Bir de işin duygusal boyutu var. Tekne ile sahibi arasında gerçekten farklı, sanki at ile binicisi gibi bir ilişki gelişiyor…

Biz eğer Arda80’i sattığımız dönemde yeni teknemizi almamış olsaydık, sanırım hüznümüz daha şiddetli olacaktı. O heyecan bizi teskin etti sanırım.

Motor değişikliği

Geçen hafta teknemizi yeni sahibine devrettik. Arda 80, artık SAKİN oldu, İstanbul’a gelin gitti. 🙂

Daha önce yazmıştım, iki sezon önce bizim barınakta benimkiyle beraber 7-8 teknenin dıştan takma motorları çalınmıştı.

Adamlar yakalandı, tutuksuz yargılanıyorlar, mahkeme halen sürüyor. Bu arada hukuken teknenin kıçında açıkta bulunan bir motorun çalınmasının suç niteliği bakımından “daha hafif” bir hırsızlık olduğunu da öğrenmiş olduk.

Ben çalınan motorun aynısını (Honda 9.9 hp) Silivri’den ikinci el olarak satın almış, tekneye takmıştım. Bu motor limanda kayıtlı bir tekneden düşürülmüş, sahibine de “sahiplik belgesi” verilmişti. Noterden “Motor Bloğu Satış Sözleşmesi” ile motoru devraldım. Beyan ettiğim satış bedeli üzzerinden %6 harç bedeli ödedim.

Bizim teknenin devrini yaparken motor değişikliğini de yapmak istedik. Bana motorun faturası, CE belgesi vb getirin dediler. Biz de tüm bunların Silivrideki dosyasında mevcut olduğunu, elimizde limandan alınmış sahiplik belgesi ve noterden devir sözleşmesi olduğunu beyan ettik.

Mudanya’dan Silivri’ye gidip gelmek, zaman – para vb. itiraz edince, Silivri’ye telefon edin bize mail atsınlar dediler. Sanki itiraz etmesek söylemeyeceklerdi.

Aradım, karşıma çok hayırlı bir adam çıktı. “Elinizde limandan alınmış belge varken neden bunları sizden istiyorlar ki, devletin elinde bu kayıtların olduğu belli, vatandaşa zorluk çıkarıyorlar” deyip bizim limandaki çalışanlara kızdı. Sağ olsun, birkaç dakika içinde de evrakları Mudanya liman başkanlığına maille gönderdi.

Ama konu hemen bitmedi tabii…

Bu defa da, benim motor değişikliği işlemimle, ruhsat devir işleminin ayrı ayrı işlemler olduğunu, dolayısıyla önce benim vergi dairesine bağlama ruhsatı harcı ödeyip motor değişikliğini yaptırmam gerektiğini, sonra da yeni sahibine yeni motorla devir yapılacağını söylediler.

Tekrar vergi dairesine gidip kendi adıma 770,20 TL daha ödedim. Limana da eski motor için sahiplik belgesi istemeyeceğime ve daha sonra hak talep etmeyeceğime dair beyanda bulunmamı istediler. Yazıp verdim.

Her neyse, işimizi sonunda hallettik.

Motor değişikliğinde böyle detaylar varmış…

Ege Yat 23

2020 şüphesiz tarihi kayıtlarda pandemiyle hatırlanacak. Bizim küçük dünyamızda ise izolasyon/kapanma kaynaklı denizciliğe karşı ilgi artışıyla da bir kilometre taşı olacak. Giderek artan sayıda kişi, küçük bütçelerle denizciliğe başlamak için araştırma yapıyor. Bana da çok sayıda soru/talep geliyor bu anlamda.

Hem youtube kanalımdan, hem de buradan gelen sorulara genel bir cevap olması amacı teknem Arda 80’in özeliklerinden detaylarıyla bahsetmek istiyorum.

Arda 80, Ege Yat firması tarafından yerli olarak üretilmiş 23 feet, 7 metre sloop arma, C sınıfı bir yelkenli tekne. Firmanın kendi sitesinde verilen teknik özellikleri buradan görebilirsiniz.

Tam boy:            7,00 m​
Su Hattı:              6,10 m
Genişlik:              2,50 m
Su Hattı Genişliği:   1,92 m
Deplasman:        1250 kg         
Su Çekimi:           0.95 m
Balast:                 350 kg
Yelken Alanı:      22 m2
Ana Yelken:        10.25 m2
Cenova:               11.48 m2
Tavan Yüksekliği:    1.55 m
Yatak Adedi :     2 Kişi

Motor:               

  • Honda 9.9 hp manuel, uzun şaft,
  • 12 Litre Benzin deposu ve Hortumu
  • 6 Ah alternatör için akü şarj kablosu (motor çalışırken aküyü şarj eder.)

Gövde :

  • Fiberglas dan mamul gövde
  • İç yataklar, iç taban, mutfak ünitesi ahşap

Güverte Aksesuarları:

  • Paslanmaz krom ön ve arka korkuluklar
  • Baş istralya ayağı, sancak iskele çarmıh ayakları, kıç istralya, 4 adet korkuluk dikmesi, korkuluk telleri (vardavela 4 mm paslanmaz)
  • Başta 40x 40 bofor hatch yanda iki adet pleksi camlar,
  • 3 adet vinç, iki adet yönlendirici, 2 adet piano kıstırmaç,
  • 2 adet maun tutamak, sürme kapak sistemi,
  • 3 adet cem kilit Cenova için
  • 3 adet koçboynuzu (başta ve kıç omuzluklarda)
  • Kıçta dümen iğnecikleri ve denize iniş merdiveni
  • Kıçta sancak ve iskelede oturaklar
  • İçeride tavandan tabana krom boru (direk altı takviyesi)
  • Havuzlukta 5 adet portuç, kapakları ve bunların menteşeleri
  • 5 adet can yeleği (3 yetişkin, 2 çocuk)
  • Havuzlukta manuel sintine pompası

Arma:

  • 7/8 arma, 7.5 m Alüminyum direk ve 2.7 m. Bumbası,
  • Admiral furling,
  • Tepede üçlü silyon feneri,
  • Ana yelken ve Cenova mandarları ve ıskotaları, (Plastimo – Ronstar) makaralar ve ana yelken ıskota palangası.
  • Bütün teller ve direk üzerindeki donanım Avrupa krom nikel.

İç Kabin:

  • Başta V biçiminde iki kişilik yatak,
  • Ortada açılır kapanır masa ile sancak ve iskelede ikişer kişilik karşılıklı oturma bölümü, döşeme sırtlıkları ve arkasında rafları
  • Yatak altı ambarları.
  • 2 adet yangın söndürme tüpü

Tuvalet:

  • Girişte sağ tarafta kabinli marin küçük taş wc (Jabsco)
  • Lavabo ve hortumlu el yıkama musluğu (Havuzlukta duş yapmaya uygun)
  • 70 Litre pis su tankı, girişi sancakta güverte üstünde

Mutfak:

  • Girişin sol tarafında mutfak ünitesi,
  • Lavabo ve tekli ocak
  • 70 litre temiz su tankı, hidrofor
  • Küçük tüp, dedantör ve hortumu (Tüp, iskele kıç omuzlukta portuçta bulunuyor)

Elektrik:

  • 1 adet 60 Ah servis aküsü
  • İçeride bir adet 4 lü sigorta panosu,
  • Ayrıca elektrik dağıtımı için bara
  • Marin kablo ile döşenmiş elektrik tesisatı,
  • İçte salon aydınlatma şerit LED lamba ve direk tepesinde üç renk (demir ve seyir) silyon feneri.

Salma:

  • 350 kg pik döküm salma,
  • Gövdeye 16 mm krom saplamalarla bağlanmış üzeri epoksi macun ve epoksi boya ile boyanmış.

Dümen:

  • 40 mm. kalınlıkta fiberglasdan mamul dümen palası ve oynar lamine yekesi.

Yelken:

  • Bir adet ana yelken ve bir adet % 100 Cenova sarmalı yelken,
  • Yelkenler UK Sailmakers yapımı, halatları ile birlikte
  • Lazy bag (UK Sailmakers)

Sonradan eklenen donatılar:

  • 6 kg Danforth demir, 8 mm 8 metre zincir ve 80 metre halatı
  • At nalı can simidi ve halatı
  • Raymarine ST 2000 + Yeke Otopilot (Yedek parça seti ile)
  • 2 x 100 Watt Monokristal Güneş Paneli, Paslanmaz Kaidesi, kabloları ve Şarj Kontrol cihazı
  • ICOM Marin Telsiz (Ruhsatlı)
  • Kabinde vantilatör
  • Eagle CUDA 168 Balık Bulucu ve Derinlik Ölçer

Tekne tatili…

Tekne tatili ülkemizin eşsiz sahilleri nedeniyle sahip olduğumuz farklı seçeneklerden biri. Bu yıl (2020) pandemi nedeniyle otellere, kalabalık sahillere gitmekten çekinen bir çok aile bu şekilde tatil yapmayı tercih etmiş görünüyor. Koylardaki, sahil kasabalarının küçük limanlarındaki tekne kalabalığı bunu ortaya koyuyor.

Pek bilinmeyen bu tatil yöntemi ile ilgili süreçler hakkında tecrübelerime dayanarak olabildiğince detaylı bir açıklama yapmaya çalışacağım.

Tekne ile iki tip tatil yapılabilir.

  1. Yerli guletler ve ahşap teknelerle, kafile halinde kiralama yapıp belirleyeceğiniz süre zarfında denizde tatil yapmak. Bu seçenekte, teknede görevli mürettebat vardır, rota önceden bellidir, günlük program/menü vesair detaylar firma tarafından belirlenir, mürettebat tarafından uygulanır. Siz paketi olduğu gibi satın alırsınız.
  2. Kiralama firmalarından mürettebatlı/mürettebatsız(bareboat) tekne kiralar, dilediğiniz rotayı tayin eder, istediğiniz yere gider, konaklarsınız.

Ben bu yazımda sadece ikinci seçeneği detaylandıracağım. İlk seçenekle ilgili hiç deneyimim yok zira.

Tekne tatili denince cevaplanması gereken ilk soru, hangi firmadan kiralama yapacağınız oluyor. Bu alanda hizmet veren bir çok firma var ve temelde verilen hizmetler aşağı-yukarı aynı düzeyde. İnternette kısa bir araştırma yaparsanız alternatiflerle ilgili detaylara ulaşabilirsiniz.

Ardından kiralayacağınız teknenin tipine; motoryat mı, yelkenli mi olacağına, sonra da mürettebatlı mı, mürettebatsız (bareboat) mı seyre çıkacağına karar vereceksiniz… Motoryat konusunu ilgi alanım olmadığı için hiç bilmiyorum.

Yelkenli teknelerde eğer mürettebatsız tatil yapmak istiyorsanız ADB (Amatör Denizci Belgesi) ve KMT (Kısa Mesafe Telsiz Ehliyeti) sahibi olmanız, ya da bu belgelere sahip birinin sizinle birlikte tatile çıkıp teknenin yönetimini ele alması gerekli. Mürettebatlı seçenekte bir kaptan ve/veya bir miço ekibe dahil olup, sizden günlük 150 – 200 € ek ücret talep edilir, bu personelin iaşeleri (yeme-içmeleri) de size aittir.

Uygun dönem, karar vereceğiniz bir diğer detay. Yaz başından yaz sonuna, hatta Kasım ayının sonuna kadar fiyat veriyor firmalar. Elbette fiyatlar arz/talep dengesine göre artıp azalıyor. Bizce en makul dönem fiyatların biraz daha hafiflediği Eylül ayının ikinci yarısı oldu şu ana kadar. Hem kalabalık biraz çekilmiş oluyor, hem deniz/güneş hala elverişli kalıyor.

Uygun tekne seçimi başlı başına bir konu… Eğer dönem, mürettebat ve fiyat konularını halletti iseniz, seçeceğiniz teknede olmasını isteyeceğiniz bazı önemli özellikleri sıralamak isterim:

  • Teknede bulunan kamara sayısı kalacak kişi sayısı ile uyumlu olmalı. Salonda yatmanın pek rahat olmadığını, hele mahremiyet gerektiren bir ekip bir arada ise mutlak 2 -3 kamaralı bir model tercih edilmesi gerektiğini belirtmekte yarar var. Dolayısıyla da tuvalet kabini sayısı da önemli.
  • Temiz su için teknede bulunan su deposu kapasitesi kullanımınıza bağlı olarak koylardan çıkıp marinalara bağlanma sıklığınızı belirleyecektir.
  • Konaklama sürenizi belirleyecek en önemli detaylardan biri de atık su depolama kapasiteniz olacaktır. Bu depolar genelde kişi x gün x 2 lt hesabıyla teknelere konuyor ama; biz huylu bir millet olduğumuz için genelde klozetlerimizi ilave deniz suyu basarak güzelce temizliyoruz, dolayısıyla tankların hemen dolup dışarıya taşmasına sebep oluyoruz. Bu olmasın diye yine bulunduğunuz yerden ayrılıp açık denize çıkıp sintinenizi boşaltmanız gerek. (Gerçi yeni bir düzenleme ile denize atık vermek bütünüyle yasaklandı bu arada.)
  • Ege kıyılarında rahat demirlemek ve gece rahat uyumak istiyorsanız asgari 60 m zincir ve tercihen zincirden sonra 40 -50 metre demir halatı olmalı. Her ne kadar 5-7 metre derinliklerde demirlemek tavsiye ediliyorsa da, çoğu kez koylarda kıçtan kara olurken 20 metrelere ve üzerine demir atmak gerekiyor.
  • Teknede mutlaka servis botu (dinghy), dıştan takma bot motoru ve yedek benzin olmalı.
  • Son olarak teknede bulunan akü parkının kapasitesinin tatil konforuna ciddi etkisi olacaktır. Düşük kapasiteli bir park, sıcak günlerde buzdolabının, şarj cihazlarının, gece aydınlatmaların, demir lambasının harcayacağı ortalama amperajı karşılayamaz, sürekli motor çalıştırmanız gerekir.

Sözleşme, fiyatlar ve ödeme: Genelde firmalarda mutabık kaldıktan sonra sizden fiyatları katiyen EURO olarak belirlenmiş sözleşmeyi imzalamanızı, asgari %40 oranında avans ödemenizi, transitlog için (ki bu belge için ayrıca 100€ ücret alınıyor) katılımcıların detaylı bilgilerini, ve ADB/KMT belgelerinizin resimlerini göndermenizi istiyorlar. Sözleşme bedelinin bakiyesini tekneyi teslim alacağınız gün nakit olarak (ister TL, ister döviz) ödüyorsunuz. Ayrıca her tekne için belirlenmiş (genelde 1000 € ve üzeri) tutarda bir teminatı sizden kredi kartına provizyon olarak alıyorlar. Olası hasarlara, kırık-dökük ve kayıplara karşı. Genelde bunlar denize düşen/düşülen malzeme ve ekipman oluyor.

Tekneyi teslim alma – teslim etme: Tekneninizi cumartesi saat 12:00’de teslim alıyorsunuz. Kalan ödemeniz yapıp, teminat bedelini bloke ettirdikten sonra, eşyalarınızla teknenize geçebilirsiniz. Sizden önce çıkan misafirlerden hemen sonra detaylı temizlik yapılmıştır. Mutfak tüpünüz doludur ve bir yedeği de kıç portuçta hazırdır. Yakıt ve su tankları dolu, pis su tankı boş durumdadır. Size bir kontrol listesi verilir, teknede bulunan tüm malzeme ekipman orada listelenmiştir. Kontrol edip, teslim aldığınızı beyan için imzalarsınız.

Teknenin tüm resmi evraklarının bulunduğu dosyası da size bu sırada verilir. Sertifikalar, sigorta poliçesi vesaire…

Teknede yeme – içme: Tekne teslim aldığınızda su dışında tam takır durumdadır. Yiyeceğiniz şeyleri satın almanız gerekecektir. Bu anlamda denizde kolay pişirilecek şeyleri tercihe etmek yerinde olur.

Mavi kart ve Yakıt: Deponuzu dolu teslim almıştınız. Dönüşte marinadaki petrol istasyonuna uğrayıp depoyu tekrar doldurmak zorundasınız. Hemen herkesin aynı saatlerde dönüş yaptığını dikkate alarak, sıra olacağını ve beklemek durumunda kalabileceğinizi düşünerek dönüş için iyi bir zaman planı yapmanızda yarar var. Yakıt alımı esnasında da atık tankınızı boşalttırmanız ve karta işletmeniz gerekiyor. Bu işlemde de belli bir bedel ödeniyor.

Bu yılki tatilimizi aşağıda olabildiğince paylaştım…

Teknenin halleri…

Tekneyi aldığımdan bu yana epeyce değişiklik yapmışım. Sıralamak gerekirse;

  • İlk aldığım gün kopan makara tecrübesi üzerine, makaraları düzenleyip yeniledim.
  • Iskota ve mandarları Kaya Ropes marka 8 mm halatlarla değiştirdim.
  • Akü parkımı geliştirdim. İlave bir 100 Ah akü ile kapasitemi arttırdım.
  • 2 x 100 Watt güneş panelini, 10 Amper şarj kontrol cihazını kendi dizaynımız olan paslanmaz kaide ile birlikte tekneye monte ettim. Artık elektrik derdim kalmadı çok şükür.
  • 600 Watt modifiye sinüs invertör aldım, temel 220 V elektrik ihtiyacımı çözdüm. Özellikle şarjlı matkap, dekupaj, lehim için havye, laptoplar vesaire 220 Volt ile çalışan ya da şarj olan cihazlarım için sorun kalmadı.
  • Tekne içine şerit led ışıklandırma taktım
  • Tekneye telsiz donattım.
  • Raymarine ST 2000+ otopilot aldım, elektrik ve havuzluğa montaj işlerini yaptım.
  • Artan elektrik tesisatı için ek sigorta paneli, bara, marin kablo alıp, düzenledim.
  • Yelkenlere bakım yaptırdım. Cenovanın UV filtreleri değişti, ana yelkenin yırtık -söküğü onarıldı ve lazy bag yeniden yapıldı.
  • Ana yelkene camadan vurmak için makaralı bir sistem tasarlayıp, bumba ve ana yelken direğine donattım. Artık havuzlukta oturduğum yerden camadan vurabiliyorum.
  • Pupa seyrinde kavança riskini ortadan kaldırmak için iskele ve sancağa birer bumba freni donattım.
  • Cenova ıskotası ve camadan ıskotası için birer cem kilit alıp taktım.
  • Mobicool marka 35 watt bir soğutucu/ısıtıcı aldım. 15 -16 C seviyesinde iş görüyor. Enerji sarfiyatı da son derece makul.
  • 6 inçlik bir vantilatör alıp kabin içine taktım, yazın çok iş görüyor.
  • Kopan sancak vardavela telini değiştirdim ve iki yana vardavela ağı donattım.
  • Ocak için yedek tüp tedarik ettim.
  • Tekneye yeni usturmaça, marin gerdel, alüminyum kakıç, polipropilen batmaz halat, koltuk halatı esneticisi aldım.
  • Mevcut demire ilaveten, acil durumlar için 10 kg Danforth çapa, zincir ve halat aldım.
  • Euroharness emniyet kuşağı ve halatı, otomatik can yeleği ve fırtına çıpası tedarik ettim.
  • Tekneye ait olmasa da DJI Spark drone ve SJCAM 4000 Air kamera aldım, deneme çekimleri yapıyorum.

Sanırım Ege Yat ile aynı boyda yeni bir tekne için sözleşme yapsam, bir çok geliştirme talep edecek ve ürünlerini geliştirecek durumdayım. 🙂 Bunları kısmen içeren yeni videom burada:

Bu arada Güzelyalı balıkçı barınağının yönetim ihalesini yeniden Bursa Büyükşehir Belediyesinin şirketi olan BURULAŞ A.Ş. aldı. Çevre emniyeti için bazı tedbirler almaya başladılar. Geçen kış motoru çalınmış biri olarak bundan memnunum. Ancak 6 – 8 metre tekneler için 16.000 TL yıllık bağlama bedeli talep ediyorlar. Civardaki diğer barınak/marinalara kıyasla fahiş sayılabilecek fiyatlar bunlar. Revize edileceği bilgisi geldi, merakla bekliyoruz.

2020 Sezonu Corona’nın gölgesinde başladı.

Çalınanın yerine yeni aldığım 2017 model Honda 9.9 HP motoru, 200 saat bakımın yaptırdıktan sonra ancak haziran ayında tekne başına getirebildim. Yıllık bakım yetkili servisinde 650 TL tuttu.

Teknenin altı 15 santim midye kolonisi ile kaplanmış, teknenin kıpırdayacak hali kalmamıştı. Öyle ki, tonoz halatım bile bana birkaç hafta yesem bitmeyecek midyelerle sarılıp – sarmalanmıştı.

Motoru yerine taktım. Sorun çıkmadı, çalıştı. Maske – palet teknenin altına girdim. Bu saatten sonra tekneyi kaldırıp zehirli vuracak vakit yok, mevsim geldi. İki saatte salma ve tonoz halatı dahil bütün koloniyi marinanın dibine gönderdim. Yengeçlere bayram oldu sanırım…

Tekne o kadar hafifledi ki, salınmaya başladı hemen. 2019 sonunda yelkenlere İstanbul UK Sailmakers’da bakım yaptırmıştım. Genova UV filtreleri yenilendi, yırtık sökükler onarıldı, tüyler değişti, lazy bag yeniden dikildi. Sunbrella kumaş hayli pahalı olduğundan biraz masraflı oldu ama içim rahatladı.

Hemen halatları fora edip biraz sertçe bir havada sezonun ilk seyrine çıktım, buyrun burada:

2020 sezonu il videomuz…

Ben de, tekne de ilk yarım saat biraz ısınmaya ihtiyaç duyduk. Sonra geçen sene kaldığımız yerden keyif almaya başladık.

Zamanla tekneye daha çok güvenmeye başladım. Bazen 20 knot rüzgarlar, 30 knot sağanaklar altında kalıyorum. Çok rahatlıkla başa çıkıyoruz. Geçen sene ana yelkene camadan vurmak için yaptığım makaralı sistem, yelken küçültmek gerektiğinde beni çok rahatlatıyor. Bir kaç kez hayli büyük dalgalar kırılıp havuzluğa doldular. Motor boşluğu içeri giren deniz suyunun tahliyesinde çok işe yarıyor. Bir kaç saniye içinde eski halimize gelmiş oluyoruz. Dalgaların yüksekliğine ve rüzgarın ani yükselişlerine iyice alıştık.

Güneş panelleri son derece iyi iş çıkartıyorlar, aküler sürekli tam şarjda. Hiç elektrik sıkıntısı çekmiyorum.

Sırayla bir kaç video daha yayınlayacağım kısmetse…

Sezon öncesi bakım…

Marmara denizinde suda kalan teknelerin kaderi bu: Kekamoz. Tekneyi ağırlaştıran, seyir süratini 1/3’üne kadar düşüren, yakıt masrafını arttıran karinadaki deniz canlısı kolonileşmesi.

Tekne sahibi iseniz ve tekneyi sürekli suda bekletiyorsanız, (ki tekne bir deniz mahlukudur, suda yaşar) karinada kekamoz problemiyle uğraşmak, eskiyen, bozulan şeyler için zaman ve para sarfetmek zorundasınız. Dünya böyle bir yer işte… Her şey, her iş insan ilgisine ve zamanına muhtaç. Biraz nimet, biraz külfet; daima birbirini takip ediyor.

Yıllık karina bakımı için yapılacak işler sanırım sırasıyla şöyle olabilir:

  • Karada karina bakımı haricinde yapılacak diğer işlerin listelenmesi ve ilgili malzemenin evvelce tedarik edilmesi
  • Teknenin karaya alınması (Çekek veya vinç ile)
  • Tekne altının basınçlı suyla yıkanması
  • Kurutulması
  • Zımparalanması
  • Ozmos ve sair problemler için tetkik edilmesi
  • Zehirli astarı (1 -2 Kat)
  • Zehirlinin vurulması (2-3 Kat)
  • Varsa karada yapılacak işlerin yapılması
  • Teknenin suya atılması

Ben internetten bir kutu zehirli astar (2,5 LT), bir de zehirli boya (5 LT) satın aldım.

Ancak araya corona virüs girdi. Bir buçuk aydır bekliyorum. 🙂

Tiny 17 ile yaptığımız eski seyirlerin yeni videoları…

Bizim eski tekne Tiny 17, şimdilerde İstanbul güzeli oldu. İsmi Joy. Yeni sahibi de ona çok iyi bakıyor.

Bu arada 3-4 yıl önce çekilmiş videoların youtuba yüklenmiş olduğunu yeni farkettim. Teknedeki arkadaşlar kayıtlarını yüklemişler. Onları burada da paylaşayım istedim.

Armutlu tatil köyüne gidiş…
Armutlu tatil köyünden ayrılış…
Sert havada küçük tekne ile seyir…

Lazybag, UV koruyucu ve yelken tamiri [Uk sailmakers]

Arda’nın orijinal yelkenleri UKSailmakers tarafından imal edilmiş.

Önceki sahipleri de yelkenleri pek fazla kullanmamışlar. 14 yıllık olmalarına rağmen kumaşlar genel olarak hala iyi durumda.

Genel bir uygulama olarak genovanın güngörmez ve alt yakalarına 20 -25 santimlik bir şerit halinde dikilmiş olan sunbrella kumaş, yelken sarıldığında güneş ışınlarına karşı tam bir koruma sağlıyor. Bu kumaş zarar görmemekle beraber bu şeridin dikildiği dikiş iplikleri zamanla gevrekleşmişler ve hızla sökülmeye başladılar. Rüzgarda sökülen yerlerden açılıp hem balon yapmaya başladılar, hem de sökülme ilerledi.

Ana yelkeni bumba üzerinde sakladığımız ve yalnız seyirde son derece yararlı olan lazy bag’de de hem fermuarda hem de yan dikişlerde aynı şekilde gevşeme ve sökülmeler başlamıştı. Öte yandan, sonradan öğrendiğim bir detayı da paylaşayım. Eskiden lazy bagler kapatıldığında, katlanmış durumdaki ana yelkenin karula köşesinden ta mandar köşesine kadar direğe bitişik olan kısmı 5 -10 santim kadar kapanmayacak ve güneş alacak şekilde dizayn edilmiş. Bu nedenle hem o kısımdaki yelken kuması hem de plastik yelken arabaları zamanla kavrulmuş, gevrekleşmiş. Yelken arabalarından bazıları kırılıp dağıldıkça değiştiriyordum. Yelkenin orsa yakasında da bir kaş yerde yırtıklar olmaya başlamıştı.

UKSailmakers’ın İstanbul şubesinden Yusuf Kemal Gürel beyle temasa geçtim. Çekim Halat isimli bir firması var. Bilmiyordum. Bir tarafta halat imalatı, diğer tarafta da yelken işleri yapıyorlar. Sağolsun sıcakkanlı, ilgili birisi. Konuştuk, yazıştık, teklif aldık – verdik derken anlaştık.

Çok hızlı bir şekilde Mudanya’ya gidip yelkenleri ve lazy bag’i söktüm. Güzelce paketledim. Bagaja atıp, İstanbul Bayrampaşa’daki imalathaneye teslim ettim.

Lazy bag’i sıfırdan yeni imal ettiler. Sunbrella kumaş olduğu için en pahalı kısım o oldu. Artık direğin etrafını da sararak ana yelkenin tamamını kapatıyor. Genova’nın UV filtresini değiştirdiler. Ana yelkenin orsa yakasına aynı tip dakron kumaştan yama yaparak sağlamlaştırdılar. Herşey gayet güzel oldu.

Bir detay daha, eski lazy bag’in düzgün durmasını sağlayan fiberglass çubukları, iki üç yerde kumaşın dışına çıkıyor ve oradan el inceleriyle gurcataya doğru yükseltiliyordu. Fiberglas zamanla güneşten kavrulmuş, elinizi sürdüğünüzde ince lifler derinize batıyor ve birkaç gün canınızı yakmaya devam ediyordu. Yeni lazy bag’de çubuklar tamamen kumaştan yapılmış kanal içinde kaldığı için o sorunda ortadan kalmış oldu, çok şükür.

Herşeyi tekneye getirip yerli yerine takmak, makara, ıskota ve mandarları gözden geçirmek de keyifli oldu.
Son durum böyle…

Yeni Motor

Motorsuz olmuyor. Limanlarda yelkenle seyir yasak. Çıkışta ve girişte motor gücüyle seyretmek mecburi. Ana yelkeni basarken ve indirirken de rüzgar üstüne gitmek için de motor gücü lazım.

İkinci el satış yapılan siteleri takip ederek benim çalınan motorla aynı güç, aynı kasaya sahip ama 2017 model 9,9 beygir bir Honda satın aldım.

Marşlı değil, ipli. Eskisinde alternatörün (şarj dinamosu) çıkış kapasitesi 12 amperdi. Bunda ise 6 amper. Fena değil.

2017 model Honda 9,9 hp 4 zamanlı

Aynı kasa olması önemli çünkü benim teknede motor havuzluk içinden denize indiği için ebat ve şekil itibariyle farklı bir model almaya cesaret edemezdim.

Bu motoru biraz pazarlıkla 9.500 TL’ye elde etmiş oldum. Eski sahibi motoru teknesinin ruhsatından ayırdı. Noter satışı ile üzerime alıp, bende limanda kendi teknemin üzerine kaydettireceğim.

Bir sürü iş… 🙂