Çay Ocağının “Özel Statülü Müşteri” (ÖSM) Yönetimi Stratejisi

Maslak’ta bir plazada çalışıyoruz. Yani “plaza insanı” tabir edilen beyaz yakalı grubuna dahiliz.

Ama her cuma, Tarabya’ya gidip, öğlen yemeğimizi küçük ama sevimli bir esnaf lokantasında yiyoruz. Çıkışta, lokantanın hemen arkasında bulunan ve ülkemizdeki hemen her  çarşının ayrılmaz bir parçası olan çay ocağında biraz oturup çay içiyoruz.

Bu adetimiz epey bir süredir devam ettiği için artık hem oradaki insanlarla hem de çay ocağını işleten arkadaşlarla bir parça tanıştık. Biz her ne kadar şirketimizi, görevlerimizi söylemediysek de; son derece sıcakkanlı, konuşkan ve hayli uyanık garsonumuz bir süre sonra özellikle bana “müdürüm” diye hitap etmeye başladı.

Belli ki namım buralara kadar gelmişti. 🙂

Bu “müdürüm” tabiri ortaya çıktıktan sonra çay ocağındaki sesli sistemde siparişlerin de giriş şekli değişti: “Üç çay çek, yaldızlı” veya “iki oralet, müdürüme” gibi…

Sonradan fark ettik ki; bizim bardaklar diğer masalardaki ince belli, sıradan ve renksiz kahvehane bardaklarından farklı. Ortasında altın yaldızlı bir hale bulunuyor.

Eee, ne de olsa biz özel statülü müşteriyiz…

Bize özel bir muamele yapılıyor, kendimizi iyi hissedeceğimiz bir ayrıcalık sunuluyor. Hafiften de bize duyuruluyor ki, içtiğimizi normal çay zannedip gaflete düşmeyelim. Gene gelelim, hep gelelim…

İşte sözünü ettiğim çay bu: Müdür çayı…

 yaldızlı bardakta çay

Çay ama bildiğiniz çay değil…

“Çay Ocağının “Özel Statülü Müşteri” (ÖSM) Yönetimi Stratejisi” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir