Teknenin halleri…

Tekneyi aldığımdan bu yana epeyce değişiklik yapmışım. Sıralamak gerekirse;

  • İlk aldığım gün kopan makara tecrübesi üzerine, makaraları düzenleyip yeniledim.
  • Iskota ve mandarları Kaya Ropes marka 8 mm halatlarla değiştirdim.
  • Akü parkımı geliştirdim. İlave bir 100 Ah akü ile kapasitemi arttırdım.
  • 2 x 100 Watt güneş panelini, 10 Amper şarj kontrol cihazını kendi dizaynımız olan paslanmaz kaide ile birlikte tekneye monte ettim. Artık elektrik derdim kalmadı çok şükür.
  • 600 Watt modifiye sinüs invertör aldım, temel 220 V elektrik ihtiyacımı çözdüm. Özellikle şarjlı matkap, dekupaj, lehim için havye, laptoplar vesaire 220 Volt ile çalışan ya da şarj olan cihazlarım için sorun kalmadı.
  • Tekne içine şerit led ışıklandırma taktım
  • Tekneye telsiz donattım.
  • Raymarine ST 2000+ otopilot aldım, elektrik ve havuzluğa montaj işlerini yaptım.
  • Artan elektrik tesisatı için ek sigorta paneli, bara, marin kablo alıp, düzenledim.
  • Yelkenlere bakım yaptırdım. Cenovanın UV filtreleri değişti, ana yelkenin yırtık -söküğü onarıldı ve lazy bag yeniden yapıldı.
  • Ana yelkene camadan vurmak için makaralı bir sistem tasarlayıp, bumba ve ana yelken direğine donattım. Artık havuzlukta oturduğum yerden camadan vurabiliyorum.
  • Pupa seyrinde kavança riskini ortadan kaldırmak için iskele ve sancağa birer bumba freni donattım.
  • Cenova ıskotası ve camadan ıskotası için birer cem kilit alıp taktım.
  • Mobicool marka 35 watt bir soğutucu/ısıtıcı aldım. 15 -16 C seviyesinde iş görüyor. Enerji sarfiyatı da son derece makul.
  • 6 inçlik bir vantilatör alıp kabin içine taktım, yazın çok iş görüyor.
  • Kopan sancak vardavela telini değiştirdim ve iki yana vardavela ağı donattım.
  • Ocak için yedek tüp tedarik ettim.
  • Tekneye yeni usturmaça, marin gerdel, alüminyum kakıç, polipropilen batmaz halat, koltuk halatı esneticisi aldım.
  • Mevcut demire ilaveten, acil durumlar için 10 kg Danforth çapa, zincir ve halat aldım.
  • Euroharness emniyet kuşağı ve halatı, otomatik can yeleği ve fırtına çıpası tedarik ettim.
  • Tekneye ait olmasa da DJI Spark drone ve SJCAM 4000 Air kamera aldım, deneme çekimleri yapıyorum.

Sanırım Ege Yat ile aynı boyda yeni bir tekne için sözleşme yapsam, bir çok geliştirme talep edecek ve ürünlerini geliştirecek durumdayım. 🙂 Bunları kısmen içeren yeni videom burada:

Bu arada Güzelyalı balıkçı barınağının yönetim ihalesini yeniden Bursa Büyükşehir Belediyesinin şirketi olan BURULAŞ A.Ş. aldı. Çevre emniyeti için bazı tedbirler almaya başladılar. Geçen kış motoru çalınmış biri olarak bundan memnunum. Ancak 6 – 8 metre tekneler için 16.000 TL yıllık bağlama bedeli talep ediyorlar. Civardaki diğer barınak/marinalara kıyasla fahiş sayılabilecek fiyatlar bunlar. Revize edileceği bilgisi geldi, merakla bekliyoruz.

2020 Sezonu Corona’nın gölgesinde başladı.

Çalınanın yerine yeni aldığım 2017 model Honda 9.9 HP motoru, 200 saat bakımın yaptırdıktan sonra ancak haziran ayında tekne başına getirebildim. Yıllık bakım yetkili servisinde 650 TL tuttu.

Teknenin altı 15 santim midye kolonisi ile kaplanmış, teknenin kıpırdayacak hali kalmamıştı. Öyle ki, tonoz halatım bile bana birkaç hafta yesem bitmeyecek midyelerle sarılıp – sarmalanmıştı.

Motoru yerine taktım. Sorun çıkmadı, çalıştı. Maske – palet teknenin altına girdim. Bu saatten sonra tekneyi kaldırıp zehirli vuracak vakit yok, mevsim geldi. İki saatte salma ve tonoz halatı dahil bütün koloniyi marinanın dibine gönderdim. Yengeçlere bayram oldu sanırım…

Tekne o kadar hafifledi ki, salınmaya başladı hemen. 2019 sonunda yelkenlere İstanbul UK Sailmakers’da bakım yaptırmıştım. Genova UV filtreleri yenilendi, yırtık sökükler onarıldı, tüyler değişti, lazy bag yeniden dikildi. Sunbrella kumaş hayli pahalı olduğundan biraz masraflı oldu ama içim rahatladı.

Hemen halatları fora edip biraz sertçe bir havada sezonun ilk seyrine çıktım, buyrun burada:

2020 sezonu il videomuz…

Ben de, tekne de ilk yarım saat biraz ısınmaya ihtiyaç duyduk. Sonra geçen sene kaldığımız yerden keyif almaya başladık.

Zamanla tekneye daha çok güvenmeye başladım. Bazen 20 knot rüzgarlar, 30 knot sağanaklar altında kalıyorum. Çok rahatlıkla başa çıkıyoruz. Geçen sene ana yelkene camadan vurmak için yaptığım makaralı sistem, yelken küçültmek gerektiğinde beni çok rahatlatıyor. Bir kaç kez hayli büyük dalgalar kırılıp havuzluğa doldular. Motor boşluğu içeri giren deniz suyunun tahliyesinde çok işe yarıyor. Bir kaç saniye içinde eski halimize gelmiş oluyoruz. Dalgaların yüksekliğine ve rüzgarın ani yükselişlerine iyice alıştık.

Güneş panelleri son derece iyi iş çıkartıyorlar, aküler sürekli tam şarjda. Hiç elektrik sıkıntısı çekmiyorum.

Sırayla bir kaç video daha yayınlayacağım kısmetse…

Teknede otopilot: Raymarine ST 2000 +

Benim gibi deniz yalnız çıkan yelkencilerin önemli bir sorunu sürekli yeke başında durmak mecburiyetidir. Değil yemek ve tuvalet gibi tmel ihtiyaçlar, su içmek, kabinden bir şey almak gibi basit ihtiyaçları bile karşılamak için tekneye ilave trim yapmak, faça yelkene geçmek (heave to) vesaire lazım.

Fakat piyasada bir kaç markanın elektrikli otopilotları var yeke dümen sistemleri için.

Ben öteden beri diğer navigasyon çözümlerinden de tanıdığım Raymarine markasının otopilotlarını araştırıyordum. Ama uzun süre Türkiye’de stoklarda yoktu. Bir ara internette bir kaptanın elindeki otopilotu sattığını öğrendim, temas kurdum ve hiç açılmamış bir ST 2000 + otopilotu elden satın aldım.

Fakat montajı ayrı bir konu imiş meğer…

Paketin içinde gelen kitapçığında, yeke üzerinde dümen palasının kenarından itibaren 46 cm ölçerek tutturma pinini monte etmek gerektiği belirtilmiş. Bir de otopilotun ana gövdesinin, teknenin havuzluğuna delinecek 12 mmm bir delikle yekeye 90 derece açıyla takılması lazım. Bu montajlar için ise epoksi yapıştırıcı kullanın diyor talimatname…

Haydaaa…

Epoksi nedir diye internete giriştim ama polyester, vinylester vesaire karşıma bir sürü detay çıktı. Neyse iyi de oldu, konu hakkında epeyce bilgi edindim. İnternetten yerli markalardan 1 : 2 oranında sertleştirici kullanılan bir kilogramlık paket satın aldım. Çok az kullanacağım için de eczaneden 10 cc’lik 10 adet enjektör ve marketten kağıt bardak aldım.

Teknede son ölçümleri yaparken bir de ne göreyim bizim otopilotun boyu yekeye yetişmiyor. Bir haydaaa da burada çektim.

İnternetten altı inçlik (15,3 cm) bir “pushrod extension” almak zorunda kaldım ve bunun için yaklaşık 20 gün bekledim, PTT’ye gümrük ödedim.

Nihayet her şeyi bir araya getirip karışımı hazırladım, delikleri deldim. Montajı tamamlayıp enerjiyi verdim otopilota… Açılışta çıkardığı bip sesi, piston kolunu iten servo motorun zırıltısı senfoni gibi geldi bana.

Ertesi gün ilk kez seyir esnasında denedim. Güzel çalıştı ve beni çok rahatlattı. Artık gideceğim istikameti ayarlayıp, otopilotu devreye aldıktan sonra yelkenlerin trimini en ince ayrıntısına kadar rahatça yapıyorum. İki elimde serbest ve teknede dolaşabiliyorum.

Ancak önemli bir risk oluştu. Bir şekilde tekne trimini yaptıktan sonra Allah korusun denize düşersem, tekne beni beklemez, basar gider. Artık emniyet kuşamımı ve can halatımı daima takmalıyım. Konforun getirdiği dezavantajlar da var elbette…