Gösteriliyor 5

Bir Kaç Asır Gecikmiş Bir Kurumsallaşma Meselesi

Türkiye’de aile şirketlerinin karşı karşıya kaldığı kurumsallaşma, yetki devri, kuşak geçişi ve sürdürülebilir yönetim meselelerini yalnızca şirketlerin iç dinamikleriyle açıklamak kanaatimce eksik bir değerlendirme olduğunu kanaatine vardım. Onlarca devlet kurmuş, hızla organize olabilen, düzen ve disiplin kabiliyeti yüksek bir topluluğun, yetiştirdiği en nitelikli fertlerinin ortaya çıkardıkları büyük sermayeyi yönetme ve sürdürme becerisinin sınırlı kalması başka …

Yeni Mezun İşe Alımlarında Şirketlerin En Sık Yaptığı Hata: Potansiyeli Performans Sanmak

Şirketlerde işe alım süreçleri üzerine yapılan tartışmalar çoğu zaman kıdemli yöneticiler, kritik teknik roller veya liderlik pozisyonları etrafında şekillenir. Oysa saha gözlemlerim bana başka bir gerçeği daha net biçimde gösteriyor: İşe alım süreçlerinde en fazla tahmin hatasının yapıldığı seviye çoğu zaman yeni mezun işe alımlarıdır. (Bu arada not edelim: Mülakatçının yaptığı iş, adayın muhtemel uyum …

Yeni Gelen Üst Düzey Yöneticinin Görünmeyen Sınavı

Dışarıdan atanan yöneticinin asıl mücadelesi çoğu zaman süreçlerle değil; beklentilerle, kırgınlıklarla ve görünmeyen direnç alanlarıyla başlar. Bir şirkete üst düzey yönetici olarak atanmak, dışarıdan bakıldığında çoğu zaman bir başarı hikâyesinin yeni bölümü gibi görünür. Yönetim kurulu yahut hissedar iradesi, sizi belli bir birikim, tecrübe, sektör bilgisi, dönüşüm kabiliyeti ve sonuç üretme umuduyla göreve davet etmiştir. …

Yerinde Terfi…

Şirketlerde terfi mekanizmaları, çok kıymetli süreçlerin ortak kesişim alanıdır. Kariyer planlama, yedekleme, performans yönetimi, yetenek yönetimi, çalışan deneyimi, motivasyon ve tutundurma gibi birçok başlık, nihayetinde bir noktada “terfi” kararlarına temas eder. Bu sebeple terfi, yalnızca bir unvan ve seviye değişikliği değildir. Aynı zamanda organizasyonun kime ne vaat ettiğini, neyi ödüllendirdiğini ve geleceği nasıl tasarladığını gösteren …

Bir ünvan, bir insan: Yeni pozisyon, yeni bir insan ister.

Son yıllarda gerek danışmanlık yaptığım şirketlerde, gerekse geçmiş yöneticilik hayatım boyunca dikkatle gözlemlediğim bir mesele var: Kurumlar, çoğu zaman kendi içlerinden yetiştirdikleri başarılı orta kademe yöneticileri daha üst rollere taşırken, bu geçişin yalnızca bir görev değişikliği değil; aynı zamanda zihinsel, davranışsal ve hatta kişisel bir kimlik dönüşümü gerektirdiğini yeterince hesaba katmıyorlar. Oysa gerçek hayat bize …