Gösteriliyor 15

Bir Kaç Asır Gecikmiş Bir Kurumsallaşma Meselesi

Türkiye’de aile şirketlerinin karşı karşıya kaldığı kurumsallaşma, yetki devri, kuşak geçişi ve sürdürülebilir yönetim meselelerini yalnızca şirketlerin iç dinamikleriyle açıklamak kanaatimce eksik bir değerlendirme olduğunu kanaatine vardım. Onlarca devlet kurmuş, hızla organize olabilen, düzen ve disiplin kabiliyeti yüksek bir topluluğun, yetiştirdiği en nitelikli fertlerinin ortaya çıkardıkları büyük sermayeyi yönetme ve sürdürme becerisinin sınırlı kalması başka …

Yeni Mezun İşe Alımlarında Şirketlerin En Sık Yaptığı Hata: Potansiyeli Performans Sanmak

Şirketlerde işe alım süreçleri üzerine yapılan tartışmalar çoğu zaman kıdemli yöneticiler, kritik teknik roller veya liderlik pozisyonları etrafında şekillenir. Oysa saha gözlemlerim bana başka bir gerçeği daha net biçimde gösteriyor: İşe alım süreçlerinde en fazla tahmin hatasının yapıldığı seviye çoğu zaman yeni mezun işe alımlarıdır. (Bu arada not edelim: Mülakatçının yaptığı iş, adayın muhtemel uyum …

Yeni Gelen Üst Düzey Yöneticinin Görünmeyen Sınavı

Dışarıdan atanan yöneticinin asıl mücadelesi çoğu zaman süreçlerle değil; beklentilerle, kırgınlıklarla ve görünmeyen direnç alanlarıyla başlar. Bir şirkete üst düzey yönetici olarak atanmak, dışarıdan bakıldığında çoğu zaman bir başarı hikâyesinin yeni bölümü gibi görünür. Yönetim kurulu yahut hissedar iradesi, sizi belli bir birikim, tecrübe, sektör bilgisi, dönüşüm kabiliyeti ve sonuç üretme umuduyla göreve davet etmiştir. …

Yerinde Terfi…

Şirketlerde terfi mekanizmaları, çok kıymetli süreçlerin ortak kesişim alanıdır. Kariyer planlama, yedekleme, performans yönetimi, yetenek yönetimi, çalışan deneyimi, motivasyon ve tutundurma gibi birçok başlık, nihayetinde bir noktada “terfi” kararlarına temas eder. Bu sebeple terfi, yalnızca bir unvan ve seviye değişikliği değildir. Aynı zamanda organizasyonun kime ne vaat ettiğini, neyi ödüllendirdiğini ve geleceği nasıl tasarladığını gösteren …

Bir ünvan, bir insan: Yeni pozisyon, yeni bir insan ister.

Son yıllarda gerek danışmanlık yaptığım şirketlerde, gerekse geçmiş yöneticilik hayatım boyunca dikkatle gözlemlediğim bir mesele var: Kurumlar, çoğu zaman kendi içlerinden yetiştirdikleri başarılı orta kademe yöneticileri daha üst rollere taşırken, bu geçişin yalnızca bir görev değişikliği değil; aynı zamanda zihinsel, davranışsal ve hatta kişisel bir kimlik dönüşümü gerektirdiğini yeterince hesaba katmıyorlar. Oysa gerçek hayat bize …

Geç Kalmış Değil, Geç Anlaşılmış Olmak: Kurumsal Hayatın Sessiz Hayal Kırıklıklarından Biri

Profesyonel hayatın dışarıdan pek görünmeyen fakat bireyin iç dünyasında derin izler bırakan kırılmalarından biri, uzun yıllar emek verdiğiniz bir kurumun gelişimine yalnızca mevcut sorumluluklarınız çerçevesinde katkı sunmakla kalmayıp, aynı zamanda henüz gündeme gelmemiş ihtiyaçlarını öngörerek geleceğe dair fikirler üretmiş, farklı şirketlerde başarıyla uygulanmış sistemleri incelemiş, organizasyonel dönüşüm alanlarını tespit etmiş ve bunları zaman içerisinde farklı …

İlerlemek İsteyen Ama Adım Atmayan Yönetici

Kurumsal İstikrarsızlığın Ürettiği Sessiz Çatlak Kurumsal hayatta zaman zaman öyle profillerle karşılaşırız ki, ilk bakışta çelişkili gibi görünen bir tablo ile bizi baş başa bırakırlar; çünkü bu kişiler hem donanımlıdır, hem bilgili, hem de yeteneklidirler, üstelik büyük ve köklü bir organizasyonda yıllarca emek vermiş, sayısız üst düzey yönetici ile çalışmış, çok sayıda reorganizasyon, birleşme, ayrışma …

Mobilite: Yükselmenin Bedeli Harekettir

Yine bir Ocak ayındayız. Takvim değişti. Bütçeler kapanıp yenileri açıldı. Şirket koridorlarında aynı sual dolaşıyor: “Bu yıl zam ne kadar olacak?”“Terfi var mı?”“Yeni bir görev gelir mi?” Yöneticiler ücret artış tabloları üzerinde çalışırken, çalışanlar da kaderlerini tayin edecek listelerin açıklanmasını bekliyor. Fakat sahada sürekli dikkatimi çeken, sessiz ama kritik bir çelişki daha var. Özellikle bulunduğu …

Bir Projenin Üç Safhası: İkna, Sebat ve Profesyonel Cesaret Üzerine

Yaklaşık yirmi yıl önce, bünyesinde çalıştığım büyük ölçekli bir şirkette yeni atanmış bir genel müdürle birlikte önemli bir dönüşüm yolculuğuna çıktık. O dönem şirket içinde satın alma, planlama, depolama ve sevkiyat gibi kritik fonksiyonlar birbirinden kopuk, farklı bakış açılarıyla ve çoğu zaman birbiriyle temas etmeden yönetiliyordu. Genel müdürümüz, dünyada yeni yeni konuşulmaya başlanan ve henüz …

Şirketlerde Raporlama: Kaynak İsrafı ve Verimsiz Platformlar

Şirketlerde raporlama süreçlerinin verimsizliği, ciddi zaman ve kaynak israfına yol açan bir sorundur. Pek çok kuruluş, her seviyede rapor üretmeye çalışırken hem iş gücünü hem de teknolojik imkanlarını gereksiz yere tüketebilmekte, üstelik bu efor “iş” olarak görülmektedir. Proje yaptığım bir çok şirkette, idari kadroların büyük bir bölümü sadece “raporlama” için çalıştığını, hatta bu iş için …